Türümüzün Masalları
Haziran başında “Ressamın İsyanı” (Everest) adlı ilk romanı yayınlanan Gündüz Vassaf’tan türümüzün tarihinde bir ufuk turu… Sokrates “ Kendini tanı ” dediğinden beri “ Ben kimim? ” masalını yazmakla meşgulüz. Aradan iki bin yıl geçti, kendimizi tanıyamadık. Psikologlar, yaşam koçları, Ayahuasca, LSD, yoga, şimdi de metaverse’lerde, İngilizlerin Çinlilere dayattığı afyon yolculuklarına benzettiğim, kaçamak kimlikli düşler dünyalarımız. Kimlikler sanayiinde yolumuzu ararken, türümüzde her zamankinden çok (nüfusumuz arttığından değil, oran olarak) intihar, depresyon, uykusuzluk, alkol, hap müptelalığı yaşanıyor. Nedeniyse hasta konumuna soktuğumuz birey. Kurumları, düzeni sorgulamak aklımızdan geçmiyor ya da işimize gelmiyor. 68 kuşağının özgürlük arayışına düzenin tepkisinin bariz bir örneğini o yıllarda Hacettepe Psikiyatri Polikliniği’nin bekleme odasında asılı yazıda görmüştüm: “Herkes dünyayı değiştirmeye kalkışıyor, mesele kendini değiştirmek . ” Düzeni değiş...