Kayıtlar

Ekim, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Para için her şeyi yaparım

Resim
Çağımızın temel ihtiyaçlarından birisi hiç kuşkusuz "para". Artık su bile parayla satın alınıyor; fakat yine de insan sormadan edemiyor, paranın sunduklarına gerçekten muhtaç mıyız? ya da sundukları için mi paraya bu kadar değer veriyoruz? Schopenhauer şöyle diyor: "Böylesine değişken arzularımızın ve çok çeşitli ihtiyaçlarımızın o anki nesnesine dönüşmeye her an hazır olan parayı sevmek doğal ve hatta kaçınılmazdır." Ekonomi konusunda uzman olmadığım için kıt bilgimle ekonomi hakkında analiz yapmayacağım. Beni ilgilendiren paranın çıkış noktası ve nasıl bir düzenin parçası olduğumuz konusu. Binaenaleyh şair İsmet Özel , yazar Mustafa Özel ve yazar Sevan Nişanyan 'ın bu konudaki derlediğim düşüncelerini aktaracağım. Bizler planlanmış bir kurgu içerisindeki figüran bile değiliz, belki sabit duran ve oyunu etkilemeyen dekor olabiliriz.  PARANIN KULU HALİNE GETİRİLME Birinci cihan harbi imparatorlukları yok etti. Neden yok etti? Çünkü malî hakimiyet imparatorl...

Uygarlık ve Hoşnutsuzlukları

Resim
Sigmund Freud'un Bir Yanılsamanın Geleceği - Uygarlık ve Hoşnutsuzlukları adlı kitabını okudum. Kitap beğenimi kazandı. Uygarlık ve insan doğası hakkındaki ilgi çekici tespitleri aktarma ihtiyacı hissettim. Kendi kişisel fikirlerimi araya serpiştirmeden olduğu gibi aktaracağım. İnsan faaliyetini tüm genişliğiyle değerlendirebilecek pek az sayıda insan vardır. Çoğu kişi, kendisini bu faaliyetin bir tek veya az sayıda alanıyla kısıtlamaya zorlamıştır. Ama insan, geçmiş ve şimdiki durum hakkında ne kadar az şey bilirse, gelecek hakkındaki yargısı da o derecede önemsiz olur. Şimdiki durumun, gelecek hakkında bir yargıda bulunmamıza yarayacak gözlem noktaları sağlayabilmesi için, insanların şimdiki durumla aralarına bir mesafe koymaları gerekir. Uygarlık insanların evrensel çıkarının bir nesnesi olması gerektiği halde her birey gerçekte bir uygarlık düşmanıdır. İnsanların tek başlarına varlıklarını sürdürebilme yeteneklerinin çok az olmasına karşın, komünal (ortaklaşa) yaşamı m...

Albert Camus'dan Mutlu Ölüm tüyoları

Resim
Nobel ödüllü yazar Albert Camus'u çoğu kişi " Yabancı " romanıyla tanır. Ben de o kült kitabı, Zeki Demirkubuz'un " Yazgı " filmini izledikten sonra duymuştum. Demirkubuz; senaryoda biraz değişikliğe giderek kitabı dönemin Türkiye'sine uyarlamıştı. Albert Camus'un " Mutlu Ölüm " ve " Yabancı " kitaplarını okumuş biri olarak onun sadece Edebiyatçı değil aynı zamanda Filozof olduğunu düşünüyorum. Nasıl ki Freud, " Don Kişot ana dilinde, İspanyolca okunmalı" diyerek arkadaşıyla İspanyolca öğrenmişse; benim de Camus'u doğru anlayabilmek için muhakkak Fransızca öğrenmem icap ederdi. Fakat zaman ve şartlar buna müsait olmadığından eserlerini Türkçe okumak mecburiyetinde kaldım.  " Mutlu Ölüm " kitabında geçen önemli bulduğum kısımları, kısacası mutlu bir hayatın tüyolarını paylaşmak istedim. Mutlu okumalar. Üçten dörde kadar koli göndermek isteyen müşterileri kabul ediyordu. Aslında üstüne düşmeyen bu iş...