Gözyaşları ve azizler
Bizim azizlerle yakınlaşmamızı sağlayan bilgi değil, derinliklerimizde uyuyan gözyaşlarının uyanmasıdır. Ancak o zaman ve onlar aracılığıyla bilgiye ulaşabiliriz ve nasıl aziz olunabileceği, bir insan olduktan sonra anlaşılır. İnsanların, iç çekişlerini kendi boşluğuna gömüp onlara kucak açan bir Tanrı’ya istedikleri zaman başvurabildikleri bir dönem yaşanmıştır. Bugün acılarımızı, sıkıntılarımızı anlatabileceğimiz biri olmadığı için teselli bulamıyoruz. Bu dünyanın bir zamanlar Tanrıda olmuş olduğundan nasıl şüphe edilebilir? Tarih insanların bir yüce varlığın titreyen hiçliğine doğru yöneldiklerini hissettikleri bir geçmiş ile dünyada hiçbir şeyin ilahi bir soluğun dışında kalamadığı bir bugün arasında bölünmüş durumda. Müzik ve kütüphanelerle kurulan ilişki azizlerle de kurulabilir. Cinsellikten arınarak içgüdülerimizi başka bir dünyanın hizmetine veririz. Azizliğe direndiğimiz ölçüde içgüdülerimizin sağlıklı olduklarını kanıtlarız. Öte yandan müzik, eşsiz bir teselli sanatı olarak...