Kayıtlar

Aralık, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Aşk Paradoksu

60'lı ve 70'li yıllar, onları yaşayanlara saflık ve budalalıkla karışık devasa bir cömertlik bırakmıştır anı olarak. Elimizi uzattığımızda, hemen yanı başımızda sınırsız bir potansiyel bulacak gibiydik: Hiçbir yasak, hiçbir hastalık engelleyemezdi girişimlerimizi. Ekonomik refah, çoktan kokuşmaya başlamış tabuların yıkılışı, korkunç bir yüzyılın içinde kalmaya mahkum bir kuşak olma duygusu bir girişim bolluğu yaratmıştı. Cinsel kurtuluş olağanüstü olana dokunmanın en sıradan yolu haline geldi: Her sabah yaşamımızı yeniden kuruyorduk, yataktan yatağa, yeryüzünde olduğundan daha iyi seyahat ediyorduk; her yerde, en ücra köşelerde bile bizi bekleyen sıcak partnerler vardı. Kendisi de çılgına dönmüş özgürlüğümüz sınır tanımaz olmuştu, herkes dostumuzdu ve biz de bu dostluğun gereğini yerine getiriyorduk. O dönemler iştahımızı  ona katlamaya davet ediyordu bizi; mutluluk denen şeyse, tutkularımızı çoğaltmaktan ve bunları hiç zaman kaybetmeden tatmin etmekten ibaretti. Kadın olsun er...

Eski bir hastalık: Onanizm

İlyada'nın ikinci kitabında Homeros şevkli bir şekilde: "Elinizi ya bana mastürbasyon yapmak için ya da beni öldürmek için kullanın," der. Eski Roma'da popülaritesi azami boyuta ulaştıktan sonra mastürbasyon Kiliseyi kuranlar tarafından ayıplandı. İncillerinde spermini yere fışkırtan ve bu sapkın kabahatten dolayı Tanrı tarafından öldürtülen Onan'ın (Onanism, mastürbasyon kelimesi de buradan geliyor) hikayesini okudular. Onan'la aynı kaderi paylaşmamak için Hristiyan keşişler buz gibi suda yıkanarak "etin nefsini kırdılar". Bazıları işi kendilerini kırbaçlamaya, hadım etmeye kadar götürdü. Havari Paul; eşcinsellerin, mastürbasyon yapanların, zina yapanların, salt zevk için cinsel tatminin peşinde koşanların Tanrı'nın krallığına giremeyeceğini söylüyordu.  Orta Çağlarda Katolik Kilisesi mastürbasyonun sonsuza dek cehennemde olmayı garantileyen ölümcül bir günah olduğunu ilan etti -hala geçerli olan bir inanış. Papa'dan her ne kadar nefret etse...