Eski bir hastalık: Onanizm

İlyada'nın ikinci kitabında Homeros şevkli bir şekilde: "Elinizi ya bana mastürbasyon yapmak için ya da beni öldürmek için kullanın," der.

Eski Roma'da popülaritesi azami boyuta ulaştıktan sonra mastürbasyon Kiliseyi kuranlar tarafından ayıplandı. İncillerinde spermini yere fışkırtan ve bu sapkın kabahatten dolayı Tanrı tarafından öldürtülen Onan'ın (Onanism, mastürbasyon kelimesi de buradan geliyor) hikayesini okudular. Onan'la aynı kaderi paylaşmamak için Hristiyan keşişler buz gibi suda yıkanarak "etin nefsini kırdılar". Bazıları işi kendilerini kırbaçlamaya, hadım etmeye kadar götürdü. Havari Paul; eşcinsellerin, mastürbasyon yapanların, zina yapanların, salt zevk için cinsel tatminin peşinde koşanların Tanrı'nın krallığına giremeyeceğini söylüyordu. 

Orta Çağlarda Katolik Kilisesi mastürbasyonun sonsuza dek cehennemde olmayı garantileyen ölümcül bir günah olduğunu ilan etti -hala geçerli olan bir inanış. Papa'dan her ne kadar nefret etseler de Protestan Reformcular Onan'dan daha çok nefret ediyorlardı. "Onan'ın aşırı derecede kötü eylemi," diyordu burnundan tüterek Martin Luther, "ensest veya zinadan daha bile berbat.

Tekvine göre Er adındaki bir adamın ölümünün ardından Tanrı Er'in erkek kardeşi Onan'a merhumun dul karısını döllemeyi emretmiş. Onan dul kadınla defalarca yatağa girecek kadar emre itaat etmiş ama her defasında kadının içine boşalmak yerine "menisini yere akıtmış". Tanrı Onan'ı ölümle cezalandırmış.

Antik hayatta Tanrının isteği herkesin malumuydu. Eğer bir koca çocuğu olmadan ölürse, kardeşi dul yengesini alıp onunla çocuk sahibi olmak için elinden gelenini yapması pek çok toplumda yaygın bir adetti ve Onan'ın günahı, erkek kardeşinin dul karısıyla evlenmeye karşı bir isyandı.

Söz konusu adet yıllar içinde yok olmaya yüz tutarken Onan'ın hikayesi de zamanla unutulmuş olmalı. Fakat Hristiyan teologlar mastürbasyon, tamamlanmamış birleşme yada başka bir yolla meniyi israf etmenin yasak olduğunu vurgulamak için bu hikayeye başvurduğunda, söz konusu hikaye yeniden canlandı. Hatta mastürbasyonu ifade etmek için "Ononizm" tabiri kullanılır oldu. 18 yüzyılda. İsviçreli hekim Samuel Auguste Tissot, hayli popüler olan mastürbasyon hicvine, yengesi ile cinsel ilişkisini tamamlamayı reddetmiş adamdan ilham alarak L'onanisme adını vermiştir.

1760'ta Samuel Tissot yayımladığı L'onanisme (Mastürbasyon) adlı ses getiren kitabında mastürbasyonu bir tür yavaş intihar diye nitelendirdi. Tissot ve benzerleri dünyanın eski zamanlarında görülen bir sürü aykırılığı kınadılar. Mastürbasyonun "hayvani sıvıların öz yağı" olan meninin telafi edilemez kaybıyla sonuçlandığını söylediler. Sık sık yapılması halinde mastürbasyonun bedeni tüketip delilik, hastalık ve ölüm noktasına getireceği konusunda erkekleri uyardılar. 

Eski zamanların cinsel baskısını haklı çıkarmak için İncil yerine "bilime" dayanan bir kitap çıktı ortaya. Mastürbasyon,  Tanrı'nın buyruklarını ihlal etmekle kalmıyor, tıbben de zararlı bir şey olarak yaftalanıyordu. İnsanları aptal, güçsüz, hemoroit ve kısa ömürlü yapacağı vurgulanıyordu. Meni muhafaza edilmesi, idareli kullanılması ve biriktirilmesi gereken bir maddeydi. Tissot'nun dehşet verici onca vakasının gösterdiği gibi, bol meni tedariki olmayan beden fonksiyonları yavaşlayıp sonunda duruyordu. L'onanisme kısa sürede yoğun ilgi görerek Tissot'yu ünlü ve zengin yaptı. Kitap çok geçmeden kaynak kitap haline gelince İngilizce, Almanca, İtalyanca ve Hollandacaya çevrildi. Tissot "mastürbasyon deliliği" diye adlandırılan ve 1. Dünya  Savaşı'nın sonuna kadar süren 150 yıllık dönem için ilk büyük kanaat önderi oldu. 

Cinsel yaşama makul bir kılavuzluk için gerek ABD'de gerekse Avrupa'da çeşitli elkitapları vardı; içlerinden en fazla öne çıkanlarından Nicolas de Venette'nin Tableau de l'amour conjugal (Evlilik Aşkı) adlı kitabıydı. Bu kitap evli çiftlere nasıl, ne zaman ve niçin sevişmeleri gerektiğini güya zamanın bilimsel diliyle öğretmek için durmadan yeniden basılıp okunuyordu. Büyük ses getirmiş olacak ki Conjugal love 1950'lerde hala basılıyordu. 

De Venette aşırı meni kaybının zararları, özellikle beyinde yapacağı tahribat konusunda Tissot'nun uyarılarını tekrarladı. Aynı zamanda kadınların, rahimlerinin çürümesini önlemek ve akıllarını kaybetmemek için düzenli dozda meni talep ettiklerini de belirtti. Seks sırasında kadın orgazm olmadığı zaman "sıvı" akmıyor ve hamilelik imkansızlaşıyordu. Bu nedenle amaç kadını hamileliğe hazırlamak olduğu zaman seksi zevkli hale getirmek koca için önemliydi. (Bu inanç aynı zamanda tecavüz hukukunu yıllar boyunca etkilemiştir. Nitekim yargıçlar çoğu zaman hamileliği, kadının zanlıyla seks yapmaktan zevk aldığının ve dolayısıyla zorlamanın olmadığının kanıtı saymışlardır.)

De Venette sağlıklı sonuçlanacak bir hamilelik için sevişme sırasında en iyisinin erkeğin üstte olduğu pozisyonlar olduğunu öne sürüyordu. Kadının üstte olduğu ve benzeri diğer çiftleşme pozisyonları sonucu "cüceler, sakatlar, kamburlar, şaşılar ve embesiller" doğuyordu. 

O zamanlar mastürbasyonun delilik, hastalık ve ölüme yol açtığına inanmayan çok az insan vardı. İyi niyetli aileler çocuklarını mastürbasyonun belirtilerini (utangaçlık, sivilce ve kalem emmek vb) yoklama konusunda uyarıyorlardı. 

19. yüzyılın ortasında 30 gram meni kaybının aynı miktarın katlarca fazlası kan kaybına denk olduğu görüşü yaygın olarak kabul ediliyordu. Fransa'da bir tıp uzmanı genel ahlaka mugayir davranışlardan tutuklanan bütün erkeklerde eşcinselliğin kanıtına eşdeğer olan mastürbasyon "belirtileri" araması konusunda polisi uyarmıştı. 

Eric Berkowitz, Mark Twain 






Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sarkaç Oyunu

Yedi Kozmik Yasa

Hatalı Alanlarınız