Türk Dostu Fransız Yazar: Claude Farrère

Evde malak gibi oturmuş oflayıp pufluyordum. "Boş oturanı Allah bile sevmez" düsturuyla bilgisayarın başına geçtim. Ne yapsam diye düşünürken aklıma Cumhuriyet tarihini araştırmak geldi. Hemen Cumhuriyet Tarihiyle ilgili eski gazete arşivlerini karıştırdım. Haberleri incelerken bir isim dikkatimi çekti. Dikkatimi çeken isim 1876 - 1957 yılları arasında yaşamış olan Fransız yazar Claude Farrère'den başkası değildi. Gazetelerde Fransız yazarın Atatürk ile temaslarda bulunduğu ve çeşitli konferanslar verdiği yazıyordu. Peki Mösyö Farrère, neden dikkatimi çekti?

Claude Farrère

Zira, Birinci Cihan Harbinde Osmanlı ile Fransa, birbirlerine düşman iki devlet olarak farklı mevzileri koruyorlardı. Fransa itilaf, Osmanlı ittifak grubu arasında yer alıyordu. Mondros Mütarekesi imzalandıktan sonra Fransızlar Osmanlı topraklarını terk etmeyerek işgalci konumuna düşmüşlerdi. Kurtuluş Savaşı başladığında Fransız birlikleri güney cephesindeki illerde (Maraş, Urfa, Antep) yerel halkı katletmiş, Kuvay-ı Milliye ordusu ile silahlı çatışmaya girmişti. 20 Ekim 1921 tarihli Ankara Antlaşmasıyla da Kurtuluş Savaşının güney cephesi kapanmıştı. Buraya kadar anlattıklarım zaten yıllardır herkesin bildiği şeyler. İşte, bunları bildiğimden dolayı kafamda bazı deli sorular belirdi. Bu adam bizim düşmanımız olduğu halde neden 11 kez Türkiye'yi ziyaret etmişti? Ajan olabilir miydi? Amerikalı yazar Hemingway'in bir dönem Sovyet casusu olarak çalıştığını iddia edenler vardı. Claude Farrère de pek ala belki casus olabilirdi. 

18 Haziran 1922 - İzmit'te Mustafa Kemal ve Claude Farrère buluşması



Claude Farrère ve Mustafa Kemal birlikte yemek yerken



Kupürlerden de görüleceği gibi her yerde karşıma bu adam çıkıyordu. Kaybedenler kulübündeki meşhur "Kim lan bu Erol Egemen?" nidasıyla bende odamda "Kim lan bu Claude Farrere?" diyordum. Hemen yazar hakkında araştırmaya koyuldum. İstanbul'a ilk kez İkinci Meşrutiyet sırasında geldiğini, 1910 yılında Mecidiye nişanı ile ödüllendirildiğini, gerçek adının "Charles Frederick Bargone" olduğunu, asker olan babası gibi Fransa Deniz Akademisine girdiğini, teğmen olarak bir dönem Fransız ordusunda çalıştığını ve yazar olabilmek için askerlikten istifa ettiğini öğrendim. Acaba Mösyö Frederick, Mustafa Kemal'in eski bir dostu olabilir miydi? Sonuçta Mösyö hazretleri eski bir asker ve Mustafa Kemal de anadili gibi Fransızca biliyor. Farrère ajan da olabilir, Mustafa Kemal'in eski bir dostu da olabilir. Ama bunların hepsi şu aşamada komplo teorisinden başka bir şey değildir. Çünkü elimizde bunlara dair bir kanıt, delil yok. Yazar hakkında bir ilginç bilgi daha vereyim. Fransız yazarın ismini, Türkçe okunuşuyla İstanbul'da bir caddeye vermişler. Caddenin ismini Klodfarer Caddesi koymuşlar.

Komple teorilerini bir kenara bırakırsak gerçek şu ki; Fransız yazar, milli mücadele yıllarında Atatürk'ü desteklemiş ve her fırsatta Türklerin yanında olduğunu belirtmiştir. Yazdığı yazılarla verdiği demeçlerle yeni Türk devletinin dünya kamuoyundaki prestijini arttırmıştır. Adeta Türklerin yeni Pierre Loti'si olmuştur. Başlıca eserleri:
“La Bataille” (Savaş)    
“Les Civilisés” (Medenileşmişler)  
“La Dernière Déesse” (Son Tanrıça) 
“Les Quatre Dames d’Angora” (Ankara’nın Dört Hanımı)



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sarkaç Oyunu

Yedi Kozmik Yasa

Hatalı Alanlarınız