Gizli hazine
Gözleyen de O, gözlenen de O…
İçinde yaşadığımız, algıladığımız bu dünya bir ilüzyondur. İlüzyon bir idrak yanılsamasıdır. Olan bir şeyin farklı algılanmasıdır.
Bilim dünyasınca Atomun yüzde doksan dokuzunun boşluk olduğu hayretle müşahade edilmiştir. Çekirdek ile etrafındaki elektronların arasındaki mesafenin inanılması zor derecede büyük olduğu tespit edilmiştir. Maddenin yapı taşının atomlar değil yoğunlaşarak atomları da meydana getiren enerji dalgaları, enerji frekansları sonsuzluğu olduğu tespit edilmiştir. Evrende boşluk dediğimiz yerlerin bile kuantum enerji dalgalarıyla dolu olduğu anlaşılmıştır. Bu enerji dalgaları varyasyonlarına bakan bilinç beyni de kullanarak madde algısını meydana getirip dışarı yansıtıyor. Ve yansımada tekrar kendisine yani yansıdığı kaynağa geri dönüyor. Böylece maddi dünya insanın dışında meydana gelmiş gibi algılanıyor. Dışımızdaki bu enerji sonsuzluğuna ilahi yayın denilebilir. Enerji dalgaları madde olarak algılanırken işin içine ikilik (düalite) giriyor. Yani özne-nesne kavramları da giriyor. Ancak varlık bir tanedir. Biz insanlar ne yazık ki kendimizi ayrı - müstakil bir varlık sanma yanılgısına düşmüş durumdayız. Benim bedenim, benim mallarım, benim başarılarım bunlar yanılsamadır. Fiillerin, sıfatların tüm mevcuatın sahibi tek varlık olan Allah Hu’dur. Hu, Allah’ın zatı; Allah Hu’nun esma ve sıfatlarının açılımıdır. Diğer taraftan içine düştüğümüz ilüzyon, uzay-zaman algısı yanılgısı olarak devam ediyor. İlerisi, gerisi, geniş, dar, yüksek, alçak, dün, yarın, gelecek vs gibi kavramlar hayatımızdadır. Bu algıların hepsine ilüzyon diyebiliriz. Hu, esma ve sıfatlarını açarken ikilik ve çokluk olarak tezahür ediyor. Ben, cansız diğerleri ve uzay-zaman böyle algılıyoruz doğuştan itibaren. Bu gerçeğe rüyalarımız güzel bir örnektir. Rüyada ben varım, başkaları var, nesneler var yani eşya ve olaylar var esasen hepsi bir yerden zihnimizden çıkıyor. Uyanıyorum hiçbir nesne, hiçbir olay kalmıyor. Yaradılışa benzer bir durum. Belki de rüyalar hakikati anlayabilmemiz için bir ipuçu olarak ortaya çıktı. İkiliği (düalite) hakikat zannedenler mutluluğu da huzuru da ikilikte, çoklukta bulacaklarını zannederler. Halbuki dünya hayatında arzu ve haz birbirini iptal eder. Arzu ettiğiniz bir şeyin peşinden koşarsınız, elde edince de alacağınız haz çok kısa sürer. Esasen her şey varlık dediğimiz o tekillikten ortaya çıktı ve ona dönecektir. Ondan geldik dönüşümüz yine Ona’dır. Yaşam projesi olarak zihin, beden ve bilinçten meydana gelen insana gizli hazine tarafından bir tuzak kurulmuştur. Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır. Neden bu tuzak kuruldu? Gizli bir hazineydim. Bilinmek istedim. Bilinmesi için alemleri, bilmesi için ademi yarattım.
Zihinden sıyrıldıkça, anda kaldıkça, öz dediğimiz gerçek varlığımızı; ortak bilincimizi fark edebiliriz.
Yorumlar
Yorum Gönder